Tuğşah Bilge – Hasta Adama Reçete
Tuğşah Bilge

 
Play/Pause Episode
00:00 / 1:47
Rewind 30 Seconds
1X

Bu hikaye hayatı ertelememiz gerektiğini anlatıyor. Zaman çok çabuk geçiyor, kimse vazgeçilmez değil. O nedenle içinde bulunduğunuz zamanın keyfini çıkarın. Keyifli dinlemeler.

Dünyayı sırtında taşıyıp,yorgun düşenlere…
Hiç ölmeyecekmiş gibi dünyaya yarın ölecekmiş gibi yine dünyaya çalışanlara iyi gelecek bir reçete…
Bir gün bir doktora, gerginlik ve tedirginlikten şikayetçi olan bir hasta gelmiş. Yapması gereken çok işinin bulunduğunu; fakat kendisinin rahatsız, işlerin ise beklemeye tahammülü olmadığını söylemiş. Doktor,
* Bu işleri başka biri yapamaz mı? Ya da bir başkası size yardımcı olamaz mı? diye sormuş. Adam, * Onları yalnız ben yapabilirim; bütün işler bana bakıyor! diye cevap vermiş. Doktor,
* Sana bir reçete vereceğim. Bu reçeteyi aynen tatbik etmen gerekiyor! diyerek, yazıp eline vermiş.
Adam reçeteyi eline alıp baktığında, hayretler içinde kalmış. Reçetede, Her
gün en az iki saat işi bırakıp yürüyüş yapacaksın ve her haftanın yarım gününü bir mezarlıkta geçireceksin yazıyormuş. Hasta adam;
* Yürüyüşü anladık ama; neden mezarlık? diye sormuş. Doktor,
* Oraya gidip mezar taşlarına bakmanı istiyorum. Mezarlıklar, kendilerini vazgeçilmez sanan insanlarla doludur. Sen de onlar gibi ölüp mezarlığa gömülünce, kendinden başkasının yapmasına imkan olmadığını zannettiğin işlerin, başkaları tarafından da yapılmaya devam ettiğini göreceksin, demiş.
Evet, bulundukları noktada kendilerini vazgeçilmez gören; halbuki orada, problem çözmek yerine problemin bir parçası olduğunun farkına varmayan insanlar için de, doktorun reçetesi geçerli değil mi? Aslında, kendini bu hasta adam gibi gördüğü sürece, herkes için geçerli bir reçete…